Sıra Kemah’a Geldi Farkında Mısınız?

Anadolu’nun Katline Ferman!
HES’ler Her Yerde!

SIRA KEMAH’A GELDİ, FARKINDA MISINIZ?

Türkiye’de 2000’e yaklaşan HES projeleri kapsamında Kemah’ı ve çevresini derinden etkileyecek iki HES’in çalışmaları devam ediyor.

Bu HES barajlarından biri Acemoğlu Kanyonu’na, diğeri ise Eriç tren istasyonuna yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta yapılacak olup; bu baraj Kemah’ın tren yolunun altında kalan bir çok mahallesini de içine alacaktır.

Bununla birlikte iki baraj’ın kapsama alanı içinde kalacak olan bir çok köy, yerleşim alanı ve araziyle birlikte; Karayolu ve Demiryolu güzergahları da başka bölgelere kaydırılacaktır.

HES’lerin doğaya, doğal yaşam alanlarına, ekolojik dengeye; tarihi, sosyal ve kültürel değerlere verdiği geri dönüşümsüz zararların, yapacağı faydayla kıyaslanmayacak ölçekte olduğu bir iklimde; Kemah gibi eşsiz bir doğaya, binlerce yıllık tarihe ve kültüre sahip bir yerleşim alanının karşılaşacağı dramatik tabloyu, yaşanan örneklere bakınca tasavvur etmek pek zor olmasa gerek.

Ancak, bu güne kadar ne Halk’tan ne de Kemah’ın Sivil Toplum Kuruluşlarından konunun kamuoyuna maledilmesi hususunda kayda değer bir çaba görülmemiştir.

Oysa ki; yaşananlardan da görülmüştür ki, anlatılan ve yapılacağı söylenen bir çok şey kağıt üzerinde kalmakta, dozerler çalışmaya, dinamitler patlamaya başlayınca artık çok geç kalınmış olunmakta ve yapacak fazla birşey kalmamaktadır.

Artık bundan sonra ne özgür akacak bir Fırat (Karasu), ne de baraj yatağında kalacağı için gidecek bir köy ve mahalle olacaktır. Yapılan HES’ler ile birlikte suyun kullanım hakkı da artık olmayacağı için, köylü parasıyla suyu satın alacaktır. Sıra Fırat’a (Karasu’ya) uzak köylere de gelecektir. Bir gün onların dereleri içinde “bizim suyumuzu kullanmayın” denilecektir. Ve derelerin içindeki su, borular içinde barajlara taşınacaktır!

Binlerce soru ve sorun içinde yaşamın kaynağı ve en temel hak olan olan Su’dan kısaca bahsettik; ya diğerleri !

Kemah’ın doğasıyla, ekolojik ve sosyolojik dengesiyle, kültürel ve ekonomik değerleriyle büyük bir kırılma yaşayacağı bu tarihi dönemeçte; tüm Kemah’lıları kamuoyunun bilinçlenmesi hususundaki çabalara katkı vermeye çağırıyor; Sivil Toplum Kuruluşlarını özellikle de Dernekleri göreve davet ediyoruz.

Bu bizim, bütün renkleriyle o eşsiz doğamıza, tarihimize ve kültürümüze, atalarımıza ve en önemlisi gelecek nesillere karşı en büyük vicdani ve insanlık görevimizdir.

Abdullah Bozdemir
Kemahkalesi.com

 


Konu ile ilgili duyarlı hemşehrimiz Eser Kahraman’ın kaleme aldığı kapsamlı inceleme ve değerlendirme yazısını aşağıda sizlerle paylaşıyor, kendisine teşekkür ediyoruz.

HEM KEMAH’TA HEMDE GURBETTE YAŞAYAN SEVGİLİ KEMAHLILAR

Bilmiyorum haberiniz var mı? Kemah Eriç sınırları içerisinde, ayrıca KEMAH Acemoğlu kanyonunda HES (hidroelektrik enerji santrali) yapılması gündemde.Bu konuda Kemah için düşünelim istedik.İlçemize bu barajların getirisi ve götürüsü ne şekilde olabilir. Kemah’ı seven ve gönül veren her bireyin bu konuda söyleyeceği,yapabileceği bir şeyler olmalı diye düşünmekteyiz.

Şahsi olarak fikirlerimi beyan etmek istiyorum,elbette barajın olumlu yönde getirileri olacağını savunan arkadaşlarımız olacaktır, fakat benim bu konudaki çıkarımlarım daha çok makro boyutta ve zamana yaygın bir süreci öngörmekte,kısa vadede özel eleştirileri içermektedir.

Barajı devlet yapmıyor. Bu altı çizilmesi gereken bir gerçek.halkımız ve insanlar özelleştirme kavramını daha tam olarak kavrayamadılar. Barajı ihaleye giren bir x şirketi yapacak demek yeterli olacaktır. Şirket barajı yapacak, tamamladıktan sonra elektrik üretimine geçecek. Ürettiği elektriği dağıtım şirketleri aracılığıyla tekrar pazara ulaştıracak,böylelikle yatırımını hayata geçirmiş olacaktır. 49 yıl boyunca barajı kullanıp daha sonra devlete teslim edecek, zaten bir barajın ortalama ömrü de bu kadar. Aslında asıl ilgilenilmesi gereken konu bu beton yığınlarının doğaya bırakılması olacakken. Bunu duyarsızlık nedeniyle 3. planda tutarak. İnsanları daha fazla ilgilendirecek konulara yönelmek icap etti. Farklı enerji kaynakları kullanımını (mesela rüzgar, güneş) gündeme getirmenin bu aşamada gereği olduğunu sanmıyorum. Çünkü bunu konuşacak aşamada bile olmadığımız aşikardır.

Barajın veya bu barajların ilçemize etkisi ne yönde olacak. Aslında asıl sorgulamamız gereken olgu da bu değil mi? Yani şirketler ne kadar geleceklerini düşünüyorlarsa, bürokrasi ne kadar geleceğini düşünüyorsa, Kemah’ın geleceğini ve yaşayan halkın geleceğini yine kendisi düşünmelidir. Bu konuda dinlemek, merak etmek ve suskun kalmak, bireysel çıkarlarını düşünerek hareket etmek yerine; aktif olmak, saf bilgiye ulaşmak için çaba harcamak, hakkını savunmak, kişisel menfaatlerin yerine kolektif menfaat anlayışını benimsemek gerekmekte. Kemah’a faydası olacak bir gelişme, Kemah’ta yaşayan yaşamayan herkesi etkileyeceği gibi, olumsuz bir gelişmede aynı şekilde etki oluşturacaktır.

Barajlar diyorum çünkü iki adet baraj yapılması gündemde şu anda. Birincisi Eriç barajı Kemah merkez yerleşkesini etkileyecek olan birinci barajımız. Bu baraj havzası ilçe merkezinin şu an için üç mahallesini etkileyecektir. Bu mahalleler Beklimçay (çukurbeklim) mahalles​i, Göğüsbağı mahallesi, Cirgişin mahallesi olarak bilinmekte.

Aslında bu konuda yoğun bir şekilde bir bilgi kirliliği var. Kaynaklardan tam olarak bilgi alınamıyor. Benim öngörüm bilgi verilmiyor, çünkü barajın etkileri çok büyük olacak. Hesaplamalarımıza göre bu üç mahallede aktif olarak ikamet eden aile sayısı 90 civarında (hem kira hem yerleşik aile) bu durumda baraj havzası içerisinde kalacak yerleşim yerleri, tarım alanları, ayrıca suyun tam olarak içine almayacağı fakat etkisinin dokunacağı kıyı etkisi göz önüne alındığında yerleşim olanakları bakımından daralan bir alan karşımıza çıkıyor. Bu durumda müstakil yaşam tarzını benimseyen aileler tekrar aynı şartlarda yaşamak isteyecekler fakat buna ilçe merkezinin yerleşim şartları müsaade etmeyecektir. Bunun el önemli sonucu doğunun büyük sorunu göç. Göç başlayacak ve insanlar ilçeden gitmek isteyeceklerdir. Ayrıca ailelerin sahip oldukları arazi ve meskenler miras yoluyla bölündüğü için kendilerine düşecekleri pay çok az miktarda olacağından aynı koşullarda bir bina yapamayacaklar aynı büyüklükte bir eve sahip olamayacaklardır. Görüldüğü gibi etkiler dalga dalga yayılıyor. Kemah’a gelen herkesin şikayet ettiği konu nüfusun azlığıdır. Böylelikle nüfusumuz azalacaktır. Kemah’ın başka mahallelerinde oturan ve barajdan etkilenmeyecek aileler, devlet kurumlarında çalışan, çiftçilik yapan, esnaf olan bu durumdan bizzat etkilenmeyecek gibi gözükse de asıl darbeyi böyle yiyecekleri aşikardır. Nüfus olmayan yerde yatırım olanakları daralacak, ekonomik faaliyetler azalacaktır. (Askerlik şubemiz kapanıyor haberiniz var mı?) Nüfusumuz 2000’in altına düşünce diğer devlet kurumları ihtiyaç olmadığından kapanacak ve çalışanlarda göç edeceklerdir. Bunun farkında olmak her Kemahlının görevi.

Şimdi ulaşım olanaklarından bahsedelim, Erzincan Kemah arasında yapılacak olan baraj ile yol mesafesi iki katına çıkacaktır. Demir yolu hattı kalkacak ve demir yolu ulaşımı bitecektir. Bu konudaki öngörümüz demir yolu hattının Refahiye üzerinden Erzincan’a ulaştırılması ve böylelikle Divriği-İliç-Kemah-Erzincan hattının atıl duruma düşmesi demektir. Sizce yolların yapımının yıllar aldığı, demir yolunun iyileştirilmesinin yıllar sürdüğü günümüzde baraj yapıldıktan sonra bu iyileştirmelerin yapılması kaç yıl sürecektir? Erzincan’a gitmek artık iki kat masraf halini alacaktır nakliye ve taşıma giderleri iki kat aratacaktır. Evet bu aşamada göl manzarası izlemek paha biçilemez ise haklısınız..

Barajın getireceği görsel güzellikten başka ne olabilir diye düşünmek gerek? Aslında insanların hayali göl manzaralı villalar, baraj gölünde su kayağı yapan insanlar, göl kenarında büyük oteller yani gelişmiş ve güzelleşmiş bir şehir.. Fakat bunları başarabilmek için gerekli şartlar ve sermayeye sahip miyiz? düşünelim.. Yalnız başına izleyeceğiniz manzara, tutacağınız balık size ne kadar keyif verecektir. Dedelerimizin mezarlarının sular altında kalması, yaşadığımız hatıraların sulara gömülmesi, tarih kokan bir şehrin suya boğulması ne kadar doğru?

Tarihimizle övünüyorsak tarihimize sahip çıkmamız gerekmez mi?

Bahsi edilecek bir konu ise yöremizin 1. derce deprem bölgesi olması, yapılacak olan barajlar ne kadar sağlam bir çalışmaya dayanıyor. Araştırmaları ne kadar iyi ve sağlıklı ilerliyor. Ayrıca sular altında kalacak yeraltı zenginlikleri konusunda bir araştırma yapılmış olması gerekmiyor mu?

Akademik, sivil toplum, dernekler ve kişisel boyutta destek bekleyen bir konu içerisinde olduğumuz artık her fert tarafından görülmelidir. Barajın etkilerini anlayabilmek ve algılayabilmek adına söz sahibi olacağımız her alan, yayınlanacak olan bir yazı, bir haber, Kemah’ın geleceğinde büyük öneme sahip olacaktır. Sosyal medya, interaktif haberleşme ve iletişim kanallarını kullanarak bu konuda düşüncelerimizi ve teorilerimizi paylamak önemlidir.

Tabi bizlerin bu konudaki öngörülerini çoğaltmak mümkün. Tezlerimizi ileri sürerek karşı tezleri dinleyerek antitezimizi oluşturacağız. Bu konuda güven veren açıklamaları değerlendireceğiz. Ve Kemah için, Kemah’ın geleceği için haberdar olup söz sahibi olaya mücadeleci olacağız..

Bütün Kemahlıların bu konuda duyarlı olması ve öyle davranması dileğiyle…

Eser KAHRAMAN

Kemah Kalesi

Recent Posts

Behçet Kemal Çağlar’ın kaleminden: Kemah

Fırat’a sarkan Kaya’da bir akşam Behçet Kemal Çağlar      Yaz aylarında Anadolu’nun güzelliğine ve…

7 yıl ago

Dağlar Arkasında “Öğretmen Olmak” / Sema Uğurcan

40 yıl önce Kemah'ın Atma ve Karadağ köylerinde Öğretmen olmak… Sema UĞURCAN Öğretmenin 1972 yılında…

8 yıl ago

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi’nde Kemah Kalesi

"Bu kale gerçi yalçın kaya üzerine yapılmıştır, ama evleri bir düz geniş ve satıhlı taşlı…

9 yıl ago

“Seyahatname”den Yola Çıkıp Bin Yıllık Türk Mahallesini Buldular

Erzincan'ın Kemah ilçesinde, Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sini rehber edinerek kazı yapan ekip, Kemah Kalesi ile Tanasur…

9 yıl ago

Anadolu’nun En Uzun Su Tüneli Kemah’ta

Kemah Kalesi ile Tanasur Deresi arasında 350 metre uzunluğunda, Anadolu'nun en uzun su tüneli bulundu.…

11 yıl ago

Kemah’ta 1000 yıllık ’Türk Mahallesi’ gün yüzüne çıktı.

Kemah Kalesi’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları ile sürdürülen kazı çalışmalarında 1000 yıllık Türk mahallesi,…

11 yıl ago